evet durumlar malum... belki yarın internete girdiğimiz de "erişim hakkınızı yedik" diye bir mesaj ile karşılaşacağız. sadece google değil, tüm internet, çok mu saçma, mesele salt ekşisözlük kapanma vs. olayı değil, bilgi'ye sansür!
yani neden olmasın? burada kendin yaz 26.000 okusun olayı artık arkada kalmalı, herkese okutmalı, önem arz eden entryleri...
dün gece ssg'nin de katıldığı "eleştiriye açık olmak" konu başlıklı, türk televizyon piyesi, konu'yu halen yüzeysellik çemberinden dışarı çıkaramıyor. konunun kendisinin yanından bile geçilmiyor. bir de, hakkı devrim üzerinden dönen bir sürü entry olaya yavşakça yaklaşmanın edilgenliğini ortaya çıkarıyor... faydasız tartışma programları temelinde yazı ile süregelen bir internet platformunu bırak korumayı tanıtmayı bile beceremiyor.
yazılar, yazıyı savunmada yetersiz kalıyor, dışındaki ses ise yazı ile eş anlamlı değil... hakkı devrim'in de vurguladığı gibi, "ülkemizin amerika ile sosyolojik olarak nasıl aynı kefeye konulduğuna" verilen cevap "burası internet hakkı abi" olmamalıydı.
dil'in afrodizyak etkisini yüzünüze çarpabilecek bir gazeteci ile konuşurken daha hazırlıklı olunması gerekirdi, öncelikle tartışma dinamiğini yönlendirebilerek asıl sorunun "gül'ün adı" olduğu ve bunun türkiye dünya kavgası değil, insan modernizm kavgası olduğunu belirtmek gibi...
tutup ta, inci sözlük gibi bir örnekleme göstermek, bu jargonun yeni gençlik özgürlüğü ima ettiğini belirtmek vasat bir propoganda'dan ötesi değil. sağımız, solumuz, önümüz arkamız bununla dolup taşmışken, kimin yeni ergenlik çağı forumlarında sobelenmeye ihtiyacı var?
türlü uzam ve açılımlara gebe olan punk, anarşi gibi eylemlerin bize örnek teşkil eden kısımları ne yazık ki "3 dk'lık sahne de yapılan seks", "kusmuklarla yaşıyorum abi", "herşeye karşıyım, kendime bile", ezcümle drugs rocks vs.den öteye gidemedi...
sonra, neden diyoruz, neden ciddiye alınmıyoruz, cümlemiz var ama sözümüz sarhoş. söz'ler arılara benzer, ağızdan çıktığı zaman karşısındakini vurur, sokar ve sonra ölür. çünkü artık etkenliğini yitirmişitir. o yüzden çok büyük bir tehlike hissetmeden birini sokmazlar. yaşamlarına devam ederler, yaşamak için yaşarlar, temel gereksinimleri sadece budur, yoktan seçmeli hayat.
o yüzden var etmek, var ederken yok etmek, fakat kalan parçalardan yeniden var etmek ve süreç.... önümüzde olan bu, artık pop ikonu olarak bile yer etmeyen anarşist rozetlerinizi çıkarın, yerine yaşamınızı koyun, kaos ile var olmayı savunun ve görün ne kadar umursuyorsanız!
ve oscar wilde'la bir olup haykırın; "bana lükslerimi verin, temel gereksinimlerim olmadan da yaşarım!"
No comments:
Post a Comment