İlkokul'da bizim oralarda her bir çocuğun eline bi kere de olsa şu kung-fu karate magazinler vardı 90 larda, onlardan geçerdi. İşte nançıka nasıl kullanılır, tuğla kıran adamlar,o tuğlalar gerçek mi plastik mi falan konuşurduk, yokken internet bizim için brush lee wan damme jackie chan vardı. kahramanlar. herkes bacak açmaya çalışırdı, yapabilenler ise baya saygı görürdü bizim mahallede işte :)..
ilkokulda ise hiç öyle tv de gördüğümüz gibi olmayan, kahramanlıkla yakından uzaktan alakası yok tam aksine brush lee nin gerçekte görse bacaklarını kıracağı türden kara kahramanlar türedi. ve kendilerine brush lee wan damme ve jacki chan adlarını verdiler, başladılar haraç almaya iyi mi?
Şimdi bi kere bu brush lee denen çocuk, beni düşürüp, yanlış hatırlamıyorsam 100 kuruş paramı alması dışında zihnimde pek kalmamış, ama wan damme ah o wan damme varya işte onu anlatıcam biraz;
İsmi Furkan dı sanırım, böyle kırmızı ama koyusundan bi pantolonu vardı, basket potalarının o altındaki demirlerde bacaklarını açar, gözlerini kapar(ciddiyim) öyle dururdu,ağaçlara attığı uçan tekmeler de cabası.. Sürekli salladığı ufak bi zinciri vardı ama 7 yaşındaki bünyeler için zincirin ufaklığı pek de göz ardı edilecek cinsten değildi. bu çocuk gerek yaş gerekse cüsse olarak bizden iriceydi haliyle wan damme ya.. İlkokulda öyle çok arkadaşım yoktu, bana özel değildi gerçi herkesin en fazla muhabbeti sıra arkadaşıyla idi. Garip, evet kabul ediyorum. Bu Wan damme denen karakter bizi sıra arkadaşımla yaklaşık olarak 6-7 kere soyduktan sonra, hepte atariye giderdi o para ile eşek herif, bir gün ben buna kafa tuttum. Ama kafa tutana kadar okumadığım dergi, pratik yapmadığım hareket(kendimce) kalmadı yani. bu herifte bana seni Pazartesi görücem dedi ,o anda göremedi bi başka karanlık işimi vardı neyse artık.. Beni aldı bi stres, en ilginç ve o yaşıma rağmen çok iyi hatırladığım bir hafta sonudur o hafta sonu haa. bacağımı açmayı başardığım, minderleri dövdüğüm,hatta anneciğimin yastıklarından birini baya parçaladığım deli antrenmanlarım olan bi hafta sonuydu işte.. bi radyomuz vardı artık ne denk geliyorsa gaza geliyordum, ki radyoda ortada kuyu var yandan geç falan çalıyordu :) neyse ben baya iyi hazırlandığımı düşündüğüm bi haftasonundan sonra, okula gittim, tetikte bekliyorum. Eee wan damme saldıracak, tetikte olmak lazım tabi, nereden çıkacağı asla kestirilmez dürzü, yanıma da para almadım ama o gün, haftasonundan sonra, okula gittim,keşke para alsaydım lan da dedim hani, para güvence çünkü verir kurtulursun dayak yemekten, ama kafaya koymuştum dayak yesem bile vermicektim para. Gelmedi..
O gün bugündür hala arkamı kolluyorum wan damme a karşı derken , geçen memleketi ziyarete gittiğimde önünde boyacı sandığı olan bi eleman dikkatimi çekti. gittim yanına doğru, adını sordum, Furkan dedi, o dehşet saçan adam, ilkokulun o okul bahçesine girdiği anda koridorlarda başlayan wan damme bizim kata geliyo dedikodu dalgalarını çıkaran adam önümde gayet mazlum bi şekilde işini yapıyo. Biraz muhabbet ettik, tabi vermiyorum kimlik, zaten tanımaz:) ama o hala tanınıyor.
Kızgındık bu herife hepimiz ilkoukulda, soyguncu adam kızarsın tabi, ama diyorum şimdi garibim diye bu herife, e insan diyo işte yazık lan çocuğa diye.. Neyse o herif sayesinde çok fantezi bi ilkokul çağı geçirdim ben, hala o uçan tekmeler aklımda.. Aldığı haraçlara gelince, bunu cidden üzülerek söylüyorum, şimdiki mesleği ile halen aynı ekonomik seviyesini koruyo..en azından artık dürüst bi işten kazandıkları ile street fighter oynuyo..